

MHP Malatya Milletvekili Mehmet Fendoğlu, MHP Tunceli İl Başkanlığı kongresinde Tunceli’nin geleceğine ilişkin çeşitli başlıklarda mesajlar verdi. Kentin ulaşım imkanlarının geliştirilmesinden turizm potansiyelinin değerlendirilmesine, gençlerin istihdamından kırsal üretime kadar birçok konuya değinen Fendoğlu, toplumsal birlik ve farklı kesimlerin hassasiyetlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Fendoğlu: “Tunceli’ye Bir Havaalanı Şart”
Tunceli’nin doğal güzelliklerinin daha geniş kitleler tarafından görülmesi gerektiğini belirten Fendoğlu, kentin ulaşım imkanlarının geliştirilmesinin turizm açısından önem taşıdığını ifade etti.
Tunceli’ye havaalanı yapılması gerektiğini dile getiren Fendoğlu, “Dedim ki, ‘Tunceli’ye bir havaalanı şart.’ Çünkü bu güzellikleri, bu doğa harikasını, Cenabı Allah’ın lütfettiği bu güzel yerleri gerek Türkiye’mizdeki 85 milyon insanın gerekse tüm dünyadaki insanların görmesini diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Fendoğlu, kara ve hava ulaşımının geliştirilmesinin Tunceli’nin turizm potansiyeline katkı sağlayacağını belirtti.
Tunceli’nin Alevi-Bektaşi Kültürüne Vurgu
Konuşmasında Tunceli’nin tarihine ve kültürel yapısına da değinen Fendoğlu, kentin doğal güzelliklerinin yanı sıra kültürel mirasıyla da ele alınması gerektiğini söyledi.
Tunceli’nin Alevi-Bektaşi kültürü, Ocak geleneği, deyişleri, cemleri ve toplumsal dayanışma anlayışının Anadolu’nun kültürel mirasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Fendoğlu, Hacı Bektaş Veli ve Pir Sultan Abdal gibi tarihsel ve kültürel figürlere de değindi.
Fendoğlu, “Tunceli’nin Alevi Bektaşi kültürü, Ocak geleneği, deyişleri, cemleri ve toplumsal dayanışma anlayışı Anadolu’nun kültürel mirasında kendine özgü bir yere sahiptir.” dedi.
“Birbirimizin Acısını Anlayabiliriz”
Geçmişte yaşanan acıların yok sayılmaması gerektiğini ifade eden Fendoğlu, farklı görüş ve hatıraların dinlenmesinin ortak bir gelecek açısından önem taşıdığını söyledi.
Fendoğlu, “Tarihimizin acı sayfalarını yok saymadan, farklı hatıraları ve görüşleri dinleyerek ortak bir gelecek kurmak hepimizin boynumuzun borcudur ve hepimizin sorumluluğudur. Çünkü aynı acıyı yaşamamış olabiliriz ama birbirimizin acısını da anlayabiliriz. Aynı düşünceyi paylaşmayabiliriz ama birbirimizin hukukunu savunabiliriz.” diye konuştu.

“Terörsüz Türkiye” Sürecine İlişkin Değerlendirme
MHP’nin “Terörsüz Türkiye” olarak ifade ettiği sürece de değinen Fendoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrıları çerçevesinde sürecin toplumsal boyutuna dikkat çekti.
Fendoğlu, toplumun farklı kesimlerinin beklenti ve endişelerinin dikkate alınması gerektiğini belirterek özellikle şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin unutulmaması gerektiğini söyledi.
“Bizim bu süreçte toplumumuzun farklı kesimlerinin beklentileri ve sorunları vardır. Endişeleri de vardır. Özellikle de şehit ailelerinin ve gazilerimizin de hassasiyetleri vardır. Unutmadık. Hiçbir zaman da unutmamız mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.
“Terörün Sona Ermesi Yalnızca Silahların Susmasıyla Sınırlı Kalmamalı”
Fendoğlu, kalıcı toplumsal huzurun sağlanması için güvenlik politikalarının yanı sıra hukuk, ekonomik imkanlar ve toplumsal güvenin de güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Fendoğlu, “Terörün sona ermesi yalnızca silahların susmasıyla sınırlı kalmamalıdır. Şiddetin yeniden ortaya çıkmasını önleyen, hukuk devletini güçlendiren, vatandaşlar arasında güven oluşturan ve ekonomik fırsatları artıran bir gelecek inşa edilmelidir.” dedi.
Bir annenin evladını korkuyla beklemediği, çocukların geleceklerini şiddetin gölgesinde düşünmek zorunda kalmadığı bir Türkiye’nin ortak beklenti olduğunu ifade etti.
Şehit Aileleri Ve Gaziler İçin Mesaj
Şehitleri rahmetle, gazileri ise şükranla andığını belirten Fendoğlu, terör nedeniyle yakınlarını kaybeden veya yaşadıkları bölgelerden ayrılmak zorunda kalan vatandaşların yaşadıklarının da unutulmaması gerektiğini söyledi.
Fendoğlu, şehit ailelerinin haklarının korunması, gazilerin ihtiyaçlarının karşılanması ve terörden zarar gören vatandaşların desteklenmesinin kamu kurumlarının sorumluluğunda olduğunu kaydetti.
“Çıkın Çıkın Tunceli’ye Gelin”
Tunceli’nin turizm potansiyeline de dikkat çeken Fendoğlu, özellikle Munzur Vadisi’nin doğal güzelliklerinin daha fazla tanıtılması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşayan vatandaşlara Tunceli’yi ziyaret etmeleri çağrısında bulunan Fendoğlu, “Çıkın çıkın Tunceli’ye gelin. Bölgenin kültürel mirasını ve kırsal üretim imkânlarını, önemli fırsatlarını hep birlikte yakalayın.” ifadelerini kullandı.
Turizmin kalıcı istihdam oluşturabilmesi için somut projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Fendoğlu, kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğinin önemine işaret etti.
Tunceli İçin Ulaşım, Tarım Ve Turizm Çağrısı
Tunceli ile ilçeleri arasındaki ulaşım altyapısının geliştirilmesi gerektiğini belirten Fendoğlu, özellikle kış aylarında güvenli ve kesintisiz ulaşımın sağlanmasının önemine dikkat çekti.
Munzur Vadisi başta olmak üzere doğal alanların korunması gerektiğini ifade eden Fendoğlu; çevreye duyarlı turizmin geliştirilmesi, hayvancılık ve arıcılığın desteklenmesi, yöresel tarım ürünlerinde üretici kooperatiflerinin ve pazarlama imkanlarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Fendoğlu ayrıca gençlere yönelik mesleki eğitim, teknoloji girişimciliği, spor ve kültür yatırımlarının artırılması gerektiğini söyledi.
“Bir Şehrin Gerçek Zenginliği Gençleridir”
Gençlerin geleceklerini yalnızca büyük şehirlerde aramak zorunda kalmaması gerektiğini ifade eden Fendoğlu, Tunceli’de eğitim, istihdam ve girişimcilik imkanlarının artırılması gerektiğini belirtti.
Fendoğlu, “Sizlerin geleceği yalnızca büyük şehirlerde iş aramakla sınırlı olmamalıdır. Doğduğunuz topraklarda eğitim alabildiğiniz, iş kurabildiğiniz, üretebildiğiniz ve dünyayla rekabet edebildiğiniz bir ekonomik ortam oluşturulmalıdır. Bir şehrin gerçek zenginliği gençlerinin o şehirde gelecek kurabilmesidir.” dedi.
Tunceli’nin kalkınması ile doğal ve kültürel varlıkların korunmasının birbirinin alternatifi olmadığını belirten Fendoğlu, doğru planlama ve katılımcı yönetimle iki hedefin birlikte gerçekleştirilebileceğini söyledi.
“Vatandaşın Beklentisi Yalnızca Söz Değil, Sonuçtur”
Siyasi sorumluluğun yalnızca kongre salonlarında verilen mesajlarla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Fendoğlu, vatandaşların sorunlarının dinlenmesi ve ilgili kurumlara aktarılması gerektiğini söyledi.
Tunceli’de esnaf, çiftçi, emekli, öğrenci ve iş arayan gençlerin sorunlarının siyasi görüşlerinden bağımsız olarak ele alınması gerektiğini belirten Fendoğlu, “Hepimiz biliyoruz ki vatandaşın beklentisi yalnızca söz değil sonuçtur.” ifadelerini kullandı.
“Hiçbir Evlat Kendisini Dışlanmış Hissetmemeli”
Konuşmasının son bölümünde toplumsal birlik mesajı veren Fendoğlu, kimliği, inancı, dili, dini veya siyasi düşüncesi nedeniyle hiçbir vatandaşın kendisini dışlanmış hissetmemesi gerektiğini söyledi.
Fendoğlu, “Bu ülkenin hiçbir evladı kimliği, inancı, dili veya siyasi düşüncesi, dini nedeniyle kendisini dışlanmış hissetmemelidir. Hiçbir vatandaşımız şiddetin ve terörün tehdidi altında yaşamamalıdır. Hiçbir genç doğduğu şehrin imkânsızlıkları nedeniyle hayallerinden vazgeçmek zorunda kalmamalıdır.” diye konuştu.
Türkiye’nin geleceğinin hukukun üstünlüğü, demokratik katılım, toplumsal güvenlik ve ekonomik refahın birlikte güçlendirilmesiyle şekilleneceğini belirten Fendoğlu, farklı düşüncelerin ortak meseleler üzerinde konuşmaya engel olmadığını ifade etti.
“Farklılıklarımız Ayrışmanın Değil, Zenginliğin Kaynağı Olsun”
Fendoğlu, konuşmasını Tunceli’nin doğal güzellikleri, kültürel zenginlikleri, eğitim kurumları, üretimi ve gençlerin başarılarıyla daha fazla anılması temennisiyle tamamladı.
“Dileğim farklılıklarımızın ayrışmanın değil karşılıklı anlayışın ve kültürel zenginliğin kaynağı olmasıdır.” diyen Fendoğlu, kongrede görev alacak Melike Başkan ve çalışma arkadaşlarına başarı diledi.
Fendoğlu sözlerini, “Tunceli’ye huzur, Türkiye’ye barış, bütün vatandaşlarımıza güvenli ve müreffeh bir gelecek diliyorum. Sağ olun, var olun. Cenabı Allah’a emanet olun.” ifadeleriyle tamamladı.
Kaynak: MHA