Bugün Nilüfer ilçesi yakınlarında meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki deprem, uzmanların dikkatini Uluabat Fay Zonu’na çevirdi. Prof. Dr. Naci Görür, bölgedeki fay hatlarının deprem potansiyeline dair önemli açıklamalarda bulundu.
Görür, Uluabat Fay Zonu’nun sağ yönlü doğrultu atımlı bir fay olduğunu ve yavaş stres biriktirdiğini belirtti. Bu fay üzerinde geçmişte meydana gelen büyük depremlere dikkat çeken Görür, en son 1855 yılında bu bölgede 7’den büyük bir deprem yaşandığını hatırlattı. O dönemdeki büyük deprem, ciddi can ve mal kayıplarına yol açmıştı.
“Fayların Ayrıntılı İncelenmesi Gerekiyr”
Depremin büyüklüğünün 4.1 olmasına rağmen, fay hattının daha büyük depremler üretme kapasitesine sahip olduğunu vurgulayan Görür, bu fayların ayrıntılı olarak incelenmesi gerektiğini ifade etti. “Bu tür faylar uzun bir süre sessiz kaldığında büyük bir deprem üretme potansiyeline sahip olur. Ancak bu fayların ne zaman kırılacağını öngörmek maalesef mümkün değil,” diyen Görür, Uluabat Fay Zonu’nun göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Tarihi Deprem Tehlikesi
1855 Bursa Depremi, Uluabat Fay Zonu’nun neden olduğu büyük bir afet olarak tarihe geçti. Bu deprem sırasında çok sayıda bina yıkılmış ve yüzlerce kişi hayatını kaybetmişti. Bölgenin yerleşim ve sanayi açısından önem taşıdığına dikkat çeken uzmanlar, olası bir büyük depremde benzer kayıpların yaşanabileceği konusunda uyarıyor.
Afet Yönetimi ve Farkındalık Şart
Prof. Dr. Naci Görür, Uluabat Fay Zonu ve çevresindeki yerleşim yerlerinde yapı denetiminin sıkılaştırılması ve depreme hazırlık çalışmalarının artırılması gerektiğini vurguladı. Deprem riskinin azaltılmasının ancak bilimsel çalışmalar ve etkili afet yönetimiyle mümkün olacağını ifade etti.
Nilüfer’de meydana gelen deprem, bölgede yaşayanları bir kez daha deprem gerçeğiyle yüzleşmeye davet etti. Uzmanlar, Bursa ve çevresindeki fay hatlarının dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtiyor.