İçinde bulunduğumuz bu mübarek ayın kıymetini elimizden kaçıp gitmeden bilelim.Öyle bir ay ki rahmeti her şeyi kuşatmış ve her şeyin üstünde olan Rabbimiz bu ayda af olunmamış kul cehennemden kurtulmamış kimseyi bırakmamak istiyor rahmet ve merhameti ile cehennem kapılarını kapatmış cennet kapılarını açmış kullarını bekliyor.
Bu ay öyle bir ay ki bu ayda yapılan salih bir amel diğer aylarda yapılmış farz ibadetler gibi kıymet buluyor bu ayda işlenen farzlar ise yetmiş katı ile sevap yazılıyor.Başı rahmet ortası mağfiret sonu cehennemden kurtuluş olan bu mübarek ay elimizden kayıp gitmeden nasiplenelim inşallah.Belki Ramazana hazırlıklı giremedik ama halen başındayız ve önümüzde Kadir gecesi gibi bin aydan daha hayırlı olan bir gece var Rabbim bizleri o geceye ulaştırsın inşallah.

Bu faziletli bereketli günlerde insanın sıkıntılarından dolayı gönlü mahzun,üzüntüsü sebebiyle zayıf kalmış, imtihanlar sebebiyle umudu kırılmış veya günahları sebebiyle çaresiz hisseden tövbe edip sürekli bozmasıyla yüzüm yok diyen ibadetlerde eksik olduğunu düşünen ve kendini huzura layık görmeyen. İşte böyle kulların hali Rabbimize kesinlikle uzak değil bunların hepsinden haberdar olan Rabbimiz her şeye rağmen kapılarını açmış bizleri cennetine bekliyor çünkü o sonsuz rahmet ve merhamet sahibi. Sadece takva sahibi kulları için değil bütün kulları için rahmeti sonsuz yeter ki ona yönelelim.

Allah’ın rahmetinin ne kadar derin merhametinin, şefkatinin ne kadar çok olduğunu bir nebze de olsa anlayabilmemiz için şu hadisi şerifi hatırlayalım.Ömer Bin Hattab (ra): (bir gazve sonrasında), Resûlullaha bir grup esir getirildi. İçlerinden bir kadın telaş içinde esirler arasında yavrusunu arıyordu. Sonunda bir çocuk buldu ve onu kucaklayıp bağrına bastıktan sonra emzirmeye başladı. Durumu gören Hz. Peygamber yanındakilere, “Bu kadının çocuğunu ateşe atacağına inanır mısınız?” diye sordu. Onlar da, “Hayır.” diye cevap verdiler. Bunun üzerine Peygamber (sav), “Bilin ki, Allah’ın kullarına olan rahmeti, bu kadının çocuğuna olan şefkat ve merhametinden çok daha fazladır”. (Buhârî, Edeb) buyurdu.
Kullarına karşı bu kadar rahmet ve mağfiret sahibi olan Rabbimiz Ramazan ayında daha ayrı bir rahmet nazarıyla kullarına bakıyor. Yeter ki kul Rabb’ine dönsün ve günahlarını terk etsin.
Bu rahmete mazhar olabilmemiz için Ramazanda sevabını yalnızca Allah’tan umarak midemize ve bütün azalarımıza oruç tutturmalı,bol bol Kur’an-ı Kerim okuyup onu anlamalı,hayat kılavuzu olarak kabul edip Resulullah’ın rehberliğinde Kur’an’ın gölgesinde yaşamalı.İnfakı çoğaltıp,salih ameller işlemeli ve sonunda Rabb’imizin rahmeti ve merhameti ile rızasına erip cennete kavuşmali.

İmam Rabbani r.a mektubatında şöyle söylüyor bu ay kalp dağınıklığı ile geçerse bütün sene kalplerimizde dağınıklık olur.Yani toparlayalım kalplerimizi herkese karşı, nefsin tüm arzularına karşı sadece kendimize dönelim ve onun ile meşgul olalım.Nasıl kurtulurum diye imtihan olan bu dünyayı nasıl cennet nimetine çeviririm diye.Kendi derdimize yanalım, günahlarımıza ağlayalım ve zulüm altındaki Müslüman kardeşlerimize dualar edelim hayırlar yapalım. Salih ameller biriktirelim öyle ki son nefesimizi veriyormuşcasına tövbeye sarılıp istiğfarla gözyaşlarıyla Rabb’imizden af ve mağfiret dileyelim. Seccadelerimizi ıslatalım ve kainatın İslam ile şereflenmesi için.Müslümanların dağınıklığının toparlanması için yeniden İzzet ve şereflerine kavuşmaları için mazlumların kurtuluşları için.Dua edelim duaya sarılalım.

Muhakkak sevinelim Ramazan’a tekrar kavuştuğumuz için.
Bir rüzgar esiyor göklerde bir kurtuluş muştusu ile selamlıyor kainatı,alemi,insanları.Ramazan ayının bu hoş sedası ısıtıyor kalplerimizi şifa oluyor bedenlerimize yeniden hayat buluyor yer yüzü, ölü bedenler ve kurtuluş oluyor günahlardan.Amel oluyor ahiret azığı olsun diye . Cennet kucak açmış bekliyor cehennem yüzünü dönmüş uzaklaşıyor.Yeniden yeniden geldi rahmet ayı, sevinç ayı, kurtuluş ayı yeniden kavuştuk elhamdülillah.
Yazar: Ayşe BAĞCI