İnsanoğlunun hayatta kalabilmesi ve doğru bir şekilde hayatını idame ettirebilmesi için beslenmek şarttır. Beslenmeyi iki başlık altında inceleyebiliriz.Bedenin beslenmesi ve ruhun beslenmesi.Her ikisi de önemli dikkat edilmesi gereken hususlardır , öyle ki sağlıklı bir bedene sahip olabilmemiz için sağlıklı bir şekilde beslenmemiz gerekiyor. Sağlıklı beslenirken aynı zamanda helal gıda ya da dikkat etmemiz gerekiyor ki;hem bedenen hem de ruhen sağlıklı kalabilelim. Müslümanlar olarak dinimizi hakkıyla yaşayabilmek ibadetlerimizden zevk alabilmek ve cennet ehli olabilmek için Allah’ın helal saydıklarını tüketmeli haram saydıklarından kaçınmalıyız bunun önemini birkaç ayeti kerime ile açıklayalım Rabbimiz yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de”Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanlardan helâl ve temiz olanları(nı) yiyin ve şeytanın adımlarına tâbi’ olmayın! Çünki o, size apaçık bir düşmandır. (Bakara 168) Bu ayeti kerime ile şunu çok rahat bir şekilde anlayabiliriz ki helal ve temiz olanları tüketirsek asıl amacımız olan ahiret saadeti için doğru yolda ilerleyeceğiz, fakat haram ve pis olan şeyleri talep edersek şeytanın adımlarını takip etmiş olacağız ve bu da bizi cehennem ateşine sürükleyecek. Başka bir ayeti kerimede Rabbimiz Ey peygamberler!.. Helâl olan şeylerden yiyin ve sâlih ameller işleyin Çünkü Ben sizin yaptıklarınızı pekâlâ bilirim” (el-Mü’minûn, 51) salih amelin yolu helal olanlardan yemekle mümkün. Salih amelde de cennet ve rızayı ilahiye var.

Resulullah (s.av) in helal gıda hakkında birçok hadis-i serifi vardır. Helal gıdanın önemini anlayabilmemiz için bunlar çok önemlidir.Bir kaç tanesini burada zikredelim.
Bir gün Sa’d b. Ebi Vakkas (Radıyallâhu Anh); “Ey Allah’ın Rasulu! Allah’a dua et de beni duası kabul olan bir kul yapsın.” dedi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz Hazret-i Muhammed Mustafa (s.av); “Ey Sa’d! Yediğini temiz kıl ki duası makbul bir kul olasın. Muhammed’in canı kudreti elinde olan Allah’a yemin ederim ki muhakkak bir adam haram lokmayı karnına atarsa, ondan kırk gün amelleri kabul edilmez. Herhangi bir kulun eti haramdan ve fâizden biterse (meydana gelirse) ateş ona daha layıktır.” buyurdular.(İbn-i Kesir)
Başka bir hadisi şerifte Resulullah (s.av) şöyle buyuruyor;

“Şurası muhakkak ki, haramlar apaçık bellidir, helaller de apaçık bellidir. Bu ikisi arasında (haram veya helal olduğu) şüpheli olanlar vardır. İnsanlardan çoğu bunları bilmez. Bu durumda, kim şüpheli şeylerden kaçınırsa, dinini de, ırzını da korumuş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse harama düşmüş olur, tıpkı koruluğun etrafında sürüsünü otlatan çoban gibi ki, her an koruluğa düşebilecek durumdadır. Haberiniz olsun, her melikin bir koruluğu vardır, Allah’ın koruluğu da haramlarıdır. Haberiniz olsun, cesette bir et parçası var ki, eğer o sağlıklı olursa cesedin tamamı sağlıklı olur, eğer o bozulursa, cesedin tamamı bozulur. Haberiniz olsun bu et parçası kalptir.” [Buharî,Müslim) Burada çok iyi anlıyoruz ki kalbi korumak helal gıdadan geçiyor ve Allah’ın helalleri çok haramları ise pek azdır. Bir de şüpheliler vardır ki hadis-i şerifte buyurduğu gibi insanların çoğu bunu bilmez oysa hazreti Ömer (r.a) biz haramdır şüphesiyle helal olan on şeyin dokuzunu terk ettik demiştir. Şunu da unutmamamız gerekiyor ki insanlığın ilk sınavı gıda ile olmuştur Araf suresi 22. ayeti kerimede Rabbimiz”Böylece (şeytan)onları hile ile aldattı. Ağacın meyvesini tattıklarında ayıp yerleri kendilerine göründü. Ve cennet yapraklarından üzerlerini örtmeye başladılar.
Rableri onlara:Ben size o ağacı yasaklamadım mı ve şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi? diye nidâ etti”böylelikle insanoğlunun ilk sınavı gıdadan olmuş . Böylece cennetten dünyaya gönderilmiş ve hepimiz için imtihan başlamıştır. Burada dikkat etmemiz gereken bir diğer husus ise yasak meyveden yeyince ilk cezalarının örtülerinin çıkması olmasıdır insanoğlu harama düştükçe maalesef bedeni ve ahlaki örtülerden sıyrılmış azgınlıkta fuhşiyatta sınır tanımaz bir hale gelmiş ve Kuran’ın tabiriyle asfeli safiline yuvarlanmıştır.

Maalesef toplum olarak büyük bir yıkım içerisindeyiz hem ahlaki, hem İslami hem etik değerler olarak ciddi kayıplar vermekteyiz.
Sözlerimizi şöyle toparlayabiliriz içinde bulunduğumuz ahir zamanda ayaklarımızı dinimiz üzerinde sabit tutabilmemiz için helal gıda şarttır. Sağlıklı demiyorum, çünkü helal olan sağlıklıdır ama her sağlıklı helal değildir. Bu sebepten dolayı öncelikle tercihimiz helal olandır. Çünkü dünya ve ahiret saadetimiz için kaçınılmaz ihtiyacımız olan bir gerçektir.Toplumun yeniden ıslahı için mutfaklarımızı helal mutfaklara çevirmemiz gerekmektedir.Böylelikle sözlerimizi dinleyen bir nesil, temiz bir toplum, insanlığını kaybetmemiş insanlar ve dualarımıza icabet olunan bir huzur bulacağız Allah’ın izniyle.
Yazar: Ayşe BAĞCI