

Malatya, depremin ardından büyük bir değişimden geçiyor. Bir yandan yıkılan yapıların yerine yenileri yükselirken öte yandan mahallelerin, çarşıların ve günlük hayatın yeniden şekillendiği bir dönem yaşanıyor.
Ancak artık sadece binalara bakarak şehrin ne kadar toparlandığını ölçmek yeterli değil.
Çünkü Malatyalının beklentisi yalnızca güvenli bir eve sahip olmak değil. İnsanlar evlerinin yanında ulaşım, eğitim, sağlık, alışveriş ve sosyal yaşam imkânlarının da olmasını istiyor.
Yeni konutlar yapılırken yeni mahallelerin de gerçekten yaşanabilir hale getirilmesi gerekiyor. Bir apartmanın tamamlanması, o bölgedeki hayatın tamamlandığı anlamına gelmiyor. Çocukların oynayacağı alanlar, vatandaşın ulaşım ihtiyacı, esnafın iş yapabileceği ticari yerler ve insanların birbirleriyle yeniden bağ kurabileceği sosyal ortamlar da gerekiyor.
Bir diğer önemli konu ise ekonomik hayat.
Deprem, Malatya’daki birçok ailenin ve esnafın düzenini değiştirdi. Bu nedenle şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca inşaat sektöründeki hareketlilikle değil, esnafın, çalışanların ve dar gelirli ailelerin hayatının kolaylaşmasıyla mümkün olacak.
Bugün Malatya’nın önünde önemli bir fırsat var.
Şehir yeniden kurulurken geçmişte yaşanan sorunların tekrar edilmemesi, daha planlı ve insan odaklı bir şehir anlayışının ortaya konulması gerekiyor.
Çünkü yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda yalnızca “Ne kadar bina yaptık?” sorusunu değil, “İnsanlar bu şehirde ne kadar huzurlu ve mutlu yaşayabildi?” sorusunu da sormamız gerekecek.
Malatya yeniden kuruluyor.
Şimdi asıl mesele, sadece yeni bir şehir değil, insanların yeniden umutla yaşayabileceği bir Malatya inşa etmek.
Yazar: Nurullah KARHAN